Skip to main content

Hitachi

Sosyal Inovasyon

Yapılacak işler listenizi teknolojiye bırakın

Yapılacak işler listeniz canınızı sıkmasın! Artık teknoloji, ofisteki saatlerinizi daha verimli ve hatta biraz daha keyifli hale getiriyor...

Beş gün boyunca saat 6’da alarm sesine kalkıp toplantılara katıldıktan ve yapılacaklar listenizdeki işleri tek tek hallettikten sonra, verimlilik seviyenizin çok düşmüş olması muhtemeldir.

Ama merak etmeyin, teknolojinin veriminizin artmasını sağlama yolları var.

İnsanlar, sıklıkla işlerini çekilir kılan şeyin birlikte çalıştıkları insanlar olduğunu söyler ve yakında yepyeni ekip arkadaşları olacak: özel yapay zekalı insansı robotlar. Bu insansı robotlar, iş yükümüzü azaltacak ve bize daha yaratıcı işlerle uğraşmamız için zaman sağlayacak. Bu durum, hukuk firmalarında gerçekleşmeye başladı bile. The Times ve Brief Premium tarafından kısa süre önce yayınlanan bir haberde, Birleşik Krallık’taki en büyük 100 hukuk firmasının 40’ında aktif davalarda YZ sistemlerinin kullanılmaya başlandığı belirtildi. Bu durum her ne kadar makine öğreniminin iş yerlerinde, özellikle tekrarlı işler veya idari görevler için uzun vadeli bir yeri olduğu anlamına gelse de, istifanızı vermeniz gerekmiyor. Teknolojinin belirli işlerde bize destek olması için kullanılmaya başlanması, çalışanların dosyalama ve idari işlerle boğulmak yerine iş yerinde daha yaratıcı ve ilginç işlerle uğraşabilmesini sağlayacak.

Bu idari teknoloji, daha akıllı ve modern iş yerlerine daha uygun hale geldikçe, ofislerde SSS sohbet robotlarından tam olarak faydalanılmaya başlandı. İK departmanları da işe alım ve çalışan geliştirme süreçlerinde müşteriler, irtibat kişileri ve müşteri adaylarıyla toplantı randevuları alabilen x.ai’ın Amy’si gibi sanal asistanların yanında yapay zekayı da kullanmaya başladı.

Akıllı teknolojiler, görevleri tamamlamamıza yardımcı olmayı aşıp, ofis ortamındaki günlük deneyimimizi iyileştirmeye başladı; bu durumun işverenler için en güzel tarafı, verimliliğin de artmakta olması. Hitachi, hareketlerle iş performansı arasındaki bağlantıyı araştırdıktan sonra, çalışanların “mutluluğunu” ölçen bir kimlik kartı üretti. Bu kartlar, çalışanların gün boyu yaptıkları hareketlere ilişkin verileri topluyor ve çalışanlar da kendi analiz ettikleri bir mutluluk puanı gönderiyor. Bu veriler, öneriler sağlayan ve işverenlerin işgücünün mutluluk seviyesini yükseltmesine yardımcı olan bir YZ sistemine giriliyor. Araştırmalar, daha mutlu bir işgücü oluşturduğunuzda, aynı zamanda verimi de artırdığınızı gösteriyor.

Dolayısıyla, idari işlerin yükünü çalışanların sırtından kaldırmak için teknolojiyi kullandığımızda daha verimli oluyor ve ofiste hoşlandığımız işleri yapmak için daha fazla zaman harcayabiliyoruz. Gelecekte Pazartesi sabahları bu kadar keyifsiz olmayacak.