Skip to main content

Hitachi

Sosyal Inovasyon

Efsane avcıları: rüzgar enerjisi

Rüzgar enerjisine dair birçok yanlış kanı var. Maliyetinden, aslında çevreye zarar verip vermediğine kadar, en yaygın 3 efsaneye yakından bakıyoruz.

Avrupa çapında rüzgar tarlaları önemli bir büyüme gösteriyor.

Rüzgar enerjisi, toplam enerji kapasitesinin %15,6'sını oluşturmasıyla, Avrupa'da üçüncü en büyük enerji üretimi biçimi olarak hidroelektrik santralleri solladı.

Bu artış sayesinde rüzgar enerjisinin profili de yükseldi. Öte yandan, anlatılanların tümü doğru değil, havada kalan birçok söz var; o nedenle efsanelerden bazılarını çürütmeye koyulacağız.

Efsane 1: Rüzgar enerjisi gaz salımları üzerinde o kadar da etkili değil

Rüzgar, yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Bir rüzgar türbini, çalışma esnasında herhangi bir kirletici gaz veya gaz salımı üretmez. İskoçya'da bulunan Edinburgh Üniversitesi, rüzgar çiftliklerinde üretilen enerjinin “altı yıllık bir zaman diliminde, kömür ve doğalgaz gibi kaynaklardan gelen neredeyse 36 milyon ton sera gazı salımının oluşmasını engellediği” bulgusuna ulaşmıştır. Bunun 2,3 milyon otomobilin trafikten çekilmesiyle eşdeğer olduğunu açıklamıştır.

Efsane 2: Rüzgar enerjisi gerçekten pahalı

Bunun iki unsuru vardır: birincisi, rüzgar türbinini kurmanın maliyeti, ikincisi de müşteriye olan maliyeti. Ortalama olarak, bir rüzgar türbininin inşaat maliyeti 3 ila 6 ay içinde tamamen geri kazanılır; bu noktadan itibaren işletim maliyetleri asgari düzeydedir. Müşteriye olan maliyeti açısından ise, Wind Europe, rüzgar enerjisinin en ucuz enerji biçimlerinden biri olduğunu ve kesinlikle en etkili iklim değişikliği hafifletme teknolojisi olduğunu iddia etmektedir. 2014'te, Birleşik Krallık'ta kıyı rüzgar enerjisi için sağlanan sübvansiyonların faturalardaki etkisi ortalama bir hane için günde 10 peninin altında olmuştur. Bu sübvansiyonlar Nisan 2019 itibariyle ortadan kalkacaktır; bu nedenle, gerçekte rüzgar enerjisi bazı kişilerin sandığı kadar pahalı olmanın yanından bile geçmemektedir. Daha da önemlisi, rüzgar enerjisi muhtemelen önümüzdeki yıllarda daha da verimli hale gelecektir.

Efsane 3: Rüzgar türbinleri helikopterler kadar gürültülüdür

Bunun hakkında söylenebilecek tek şey, öyle olmadıklarıdır! Rüzgar türbinleri tamamen sessiz olmasa da, onları duyabilmek için birkaç yüz metre yakınlarında olmanız ve etrafınızda başka hiçbir gürültünün olmaması gereklidir. Çoğu rüzgar türbini konut bölgelerinden en az 300 metre uzaktadır. Bu mesafeden, işitilen ses yaklaşık 43 desibel olacaktır. Ortalama buzdolabı, çağıldayan akarsu veya bilgisayar da yaklaşık 40 desibel ses çıkarır. Tipik bir kütüphanedeki ses düzeyi de yaklaşık 40 desibeldir.  Buna karşın, 30 metre irtifadaki bir helikopter yaklaşık 100 desibel ses çıkarır, bu 64 kat daha yüksektir! 

Böylece, bundan böyle, bir kişinin rüzgar enerjisinin aslında çevre için iyi olmadığını veya çok pahalı ya da dayanılmaz derecede yüksek sesli olduğunu söylediğini duyduğunuzda, bu efsaneyi çürütecek somut gerçekleri öğrenmiş oldunuz!