Skip to main content

Hitachi

Sosyal Inovasyon

Enerji İkilemi

İklim değişikliğinin medya ve politik ortamda giderek daha fazla ön plana çıktığı bu zamanda, daha sürdürülebilir bir yaşam sürmeye başlama ihtiyacı hiç olmadığı kadar aklımıza gelmektedir. Küresel enerji talebinin 2020'ye kadar %2 ve 2040'a kadar %55 oranında artış göstermesinin beklendiği düşünüldüğünde, çevresel zorluklarla mücadele, mevcut enerji sistemlerindeki emisyonları frenlemekle sınırlandırılamaz.

İklim değişikliğinin medya ve politik ortamda giderek daha fazla ön plana çıktığı bu zamanda, daha sürdürülebilir bir yaşam sürmeye başlama ihtiyacı hiç olmadığı kadar aklımıza gelmektedir. Küresel enerji talebinin 2020'ye kadar %2 ve 2040'a kadar %55 oranında artış göstermesinin beklendiği düşünüldüğünde, çevresel zorluklarla mücadele, mevcut enerji sistemlerindeki emisyonları frenlemekle sınırlandırılamaz. İşte bu noktada enerji alanında Sosyal Yenilik fırsatı doğuyor – bir yandan büyümenin temiz ve sürdürülebilir olmasını sağlarken, artan küresel enerji talebine ayak uydurmak için yenilikçi yöntemler bulma.

“Akıllı” teknolojinin gelişimi, enerjimizi üretme ve tüketme şeklimizi dönüştürebilir. Bu teknoloji, yenilik için kabul etmemiz gereken büyük fırsatlar sunmaktadır. Akıllı ölçüm cihazları, elektrikli araçlar ve araçtan-eve sistemleri, enerji tüketiminde sürdürülebilirliği destekleyen ve emisyonlar ile hava kirliliğini düşürmeye çalışan yenilikçi çözüm örnekleri arasında yer almaktadır.

Yenilenebilir enerji talebi artış göstermektedir. Almanya'da elektriğin %30'u yenilenebilir kaynaklardan üretilmektedir ve bunun önümüzdeki on yıl içinde %60'a çıkması beklenmektedir. Çin; 2014 yılında temiz enerjiye 90 milyar dolar, yani ABD'den %73 daha fazla oranda, yatırım yapmıştır; Qinghai'de büyük solar parkların yapımı ile Xinjiang ve Moğolistan'ın iç kesimlerinde rüzgâr çiftlikleri bunlardan yalnızca birkaçıdır. Ancak yenilenebilir enerjideki büyüme, mevcut şebeke altyapısı üzerinde büyük bir baskı oluşturmaktadır. Akıllı şebekeler ve sanal elektrik santralleri gibi enerji çözümleri, bu zorluğun üstesinden gelinmesine yardımcı olabilir. Mevcut altyapıyı değiştirmek yerine bir yandan emisyon hedeflerini karşılarken diğer yandan ihtiyaçlarına mükemmel uyum gösteren bir sistem yaratan gelişmekte olan ülkeler bu çözümlerin maksimum düzeye çıkarılmasında daha iyi bir konuma sahiptir. Hindistan, 2020 yılına kadar 21 adet sürdürülebilir şehir yaratmayı planlamakta, Çin ise 2020 ve sonrası için yenilenebilir enerjide en hızlı büyüyen pazar olmaya devam etmektedir.

Elektrik üretme kapasitesinin %40'ını 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji ile değiştirmeyi hedefleyen ABD'nin Hawaii eyaleti, rüzgâr ve güneş enerjisi üretim kurulumları ile yoluna devam etmektedir. Hitachi, bunun bir parçası olarak, daha lokalize ve etkili enerji şebekeleri geliştirmek amacıyla ileri teknolojiyi kullanarak bir akıllı şebeke gösterim projesi yürütmektedir.

Enerji, ekonomik büyüme sağlayıcısı, endüstriyel verim ve işletme destekçisi ve ulaşım ve sağlık gibi sektörlere değişim sağlayabilecek önemli bir bileşendir. Ancak emisyonları frenleme bakımından bir dönüş noktasındayız ve hükümetler ve özel sektör açısından işbirliği yapmak ve düşük karbon yolunda büyümeyi hızlandırmak amacıyla yenilikçi çözümler bulmak için daha iyi bir fırsat olmamıştı. Hitachi, teknolojinin temel bileşenlerine ve gerçek bir pozitif değişim sağlamak için yeni iş modellerine bakarak, Enerjide Sosyal Yenilik alanında bir beyaz rapor geliştirmek amacıyla yeniden Frost & Sullivan ile birlikte çalıştı ve yenilikçi çözümleri enerji sistemlerine uyguladıkları takdirde işletmeler ve toplumların büyük bir fırsat yakalayacağını buldu.

En güncel beyaz raporumuzda yer alan enerji sektöründe Sosyal Yenilik konsepti hakkında daha fazla bilgi alın:https://social-innovation.hitachi/tr-tr/about/white-papers